Türkiye’nin Demir-Çelik Sektöründe Yeşil Dönüşüm: Enerji Verimliliği Artırılıyor

Türkiye'nin Demir-Çelik Sektöründe Yeşil Dönüşüm: Enerji Verimliliği Artırılıyor

Türkiye, demir-çelik sektöründe sürdürülebilir ve yerli teknolojilere geçiş yaparak enerji verimliliğini artırma adına önemli bir adım attı. Dünya Bankası’nın desteği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonuyla, TÜBİTAK ve KOSGEB’in yürüttüğü SAYEM 1833 – Türkiye Yeşil Sanayi Projesi çerçevesinde, bu alanda büyük bir teknolojik dönüşüm programı hayata geçirildi.

Bu stratejik program, demir-çelik sektöründe yaygın olarak kullanılan DC tahrik sistemlerinin yerini alacak daha verimli, daha düşük bakım maliyetine sahip ve sürdürülebilir özellikler taşıyan yerli AC tahrik sistemlerinin geliştirilmesini hedefliyor. WAT Motor liderliğinde gerçekleştirilecek olan Ürünleştirme Programı, üç ana ürün geliştirme projesinden oluşuyor. Bu projeler arasında, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Analiz Motor iş birliğiyle enerji verimliliğine odaklı AC motor ailesinin geliştirilmesi yer alıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi, Sönmez Trafo ve Genkor da yüksek verimli endüstriyel sürücü platformu oluşturmak için çalışmalara katılıyor. Ayrıca, PGR ve Toprakkale Sac iş birliğiyle ağır hizmet tipi redüktör sistemleri tasarımları gerçekleştirilecek.

Sekiz farklı paydaşın bir araya geldiği bu AR-GE ve ürün geliştirme çalışmaları, yüksek güçlü ve rekabetçi ürünlerin ortaya çıkmasını, elektrikli tahrik sistemleri ile güç elektroniğinde yerli yetkinliğin artırılmasını ve ihracat potansiyeli yüksek sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesini amaçlıyor.

Programın en önemli hedeflerinden biri, verimlilikleri yüzde 82-88 arasında değişen mevcut DC motor sistemlerinin yerine yüzde 96,5 ve üzeri verimlilik seviyesine sahip senkron motor tabanlı tahrik sistemlerinin geliştirilmesidir. Bu dönüşüm sayesinde hem enerji tüketimi hem de karbon emisyonları önemli ölçüde azaltılacak; bakım ihtiyaçları azalacak, böylece işletme sürekliliği artacaktır. Geliştirilecek sistemler, enerji geri kazanımı, gelişmiş kontrol algoritmaları ve kestirimci bakım gibi modern özelliklerle donatılacak.

Ayrıca, haddehanelerin yüksek tork gereksinimlerini karşılayabilecek ağır hizmet tipi redüktör sistemleri de yerli olarak üretilecek. Böylece motor, sürücü ve mekanik güç aktarım sistemlerini kapsayan bütüncül bir yerli teknoloji platformu oluşturulacak. Sanayi ve üniversitelerin iş birliğiyle Türkiye’nin elektrikli tahrik sistemleri ve güç elektroniği konusundaki mühendislik kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

Bu projelerin sonucunda ortaya çıkacak yerli teknolojilerin sadece Türkiye’deki sanayi tesislerinde kullanılmakla kalmayıp, Avrupa ve diğer küresel pazarlarda da rekabetçi ürünler haline gelmesi bekleniyor. Geliştirilecek yeni nesil tahrik sistemleri, enerji verimliliğini artırarak, karbon emisyonlarını azaltarak ve sürdürülebilir üretimi destekleyerek Türkiye’nin sanayide yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkı sağlayacak.

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) uygulamaları, demir-çelik üretiminde karbon yoğunluğunu azaltmanın küresel ticaret açısından ne denli kritik bir konu haline geldiğini gösteriyor. Türkiye’nin Avrupa ile güçlü ticaret ilişkileri ve demir-çelik ürünlerinin büyük kısmının Avrupa pazarına ihracatı, üretim süreçlerinde kullanılan teknolojilerin karbon ayak izinin düşürülmesini stratejik bir rekabet avantajı olarak öne çıkarıyor. Gelecek dönemde, enerji verimliliği yüksek ve düşük karbon yoğunluğuna sahip üretim teknolojilerine geçemeyen tesislerin zorluklar yaşayacağı öngörülüyor.

Author: Murat Arslan