Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Ticaret, refahın ve barışın en güvenli taşıyıcısıdır

Haber gorseli

Ferit PARLAK

Ticaret Bakanı Ömer Bo­lat, “İdlib Serbest Tica­ret Bölgesi” ve “Sarakib Kuru Liman ve Sanayi Bölgesi” projelerinin, Suriye’yi küresel pazarlara bağlayacak stratejik birer yatırım ve büyüme kapı­sı olacağını söyledi.

Suriye Ser­best Ticaret, Sanayi Bölgeleri ve Yatırım Ortamı Forumu’n­da konuşan Bolat, “İdlib Ser­best Ticaret Bölgesi, coğrafi ko­numu itibarıyla Cilvegözü Sınır Kapısı’na, İskenderun, Lazkiye ve Tartus gibi Akdeniz liman­larına, Türkiye’nin geniş lojis­tik ağına ve dolayısıyla Avrupa ve küresel pazarlara doğrudan erişim sunacak. Böylece, bölge­de faaliyet gösterecek firmala­rımızın ihracat kapasitelerine de doğrudan çarpan etkisi yapa­cak, firmalarımız için muazzam bir lojistik cazibe merkezi oluş­turacak” dedi.

“Çok kritik bir dönemden geçiliyor”

Küresel ticaret haritalarının yeniden çizildiği, tedarik zincir­lerinin yeniden yapılandığı çok kritik bir dönemden geçildiğinin altını çizen Bolat şunları söyledi: “Bu dinamik süreçte, bölgesel iş birlikleri ve sınır ötesi yatırım­lar, ülkelerin ekonomik daya­nıklılığını artıran en temel un­surlar haline gelmiştir.

Türkiye olarak, komşularımızla olan ti­cari ilişkilerimizi kazan-kazan ilkesi temelinde, karşılıklı saygı ve fayda odaklı bir vizyonla yü­rütüyoruz. Suriye’nin yeniden imarı ve ekonomik olarak aya­ğa kalkması, sadece Suriye halkı için değil, Türkiye başta olmak üzere tüm bölge ekonomisi için kritik bir öneme sahiptir. Tica­ret, refahın ve barışın en güvenli taşıyıcısıdır. Bizler ticareti ge­liştirdikçe, sınır bölgelerimizde istihdamı, yatırımı ve güvenliği de eş zamanlı olarak inşa etmiş olacağız.”

“Bölge çekim merkezi haline gelecek”

Yatırımcılara sunulacak olan vergi avantajları, gümrük mua­fiyetleri, lojistik kolaylıklar ve uzun dönemli yasal güvencele­rin, bölgeyi kısa sürede ulusla­rarası bir çekim merkezi haline getireceğine dikkat çeken Bolat, “Türkiye’nin üretim gücü, sana­yi tecrübesi ve küresel pazarla­ra erişim yeteneği ile Suriye’nin potansiyeli birleştiğinde ortaya muazzam bir ekonomik güç çıka­caktır” dedi.

Bu yatırımların sadece ekono­mik kazanç odaklı olarak görül­memesi gerekliliğini de hatır­latan Bakan Bolat, “Bu projeler, aynı zamanda bölgedeki sosyal istikrarın sağlanmasında da ha­yati bir rol üstlenecektir. Bu pro­jeler sayesinde, firmalarımız bölgedeki üretim imkanlarından yararlanırken, Suriyeli kardeşle­rimiz de modern üretim altyapısı ile istihdamı artırma imkanına kavuşacaktır. Ticaret Bakanlığı olarak bizler, bu yatırım projele­rinin hayata geçirilmesinde, bü­rokratik engellerin ortadan kal­dırılmasında ve sınır geçişleri­nin en hızlı, en güvenli şekilde gerçekleştirilmesinde her türlü idari ve operasyonel desteği ver­meye kararlıyız” diye konuştu.

Güven ve kazanca dayalı bu ortaklık modeli

Gümrük süreçlerinin moder­nizasyonu ve dijitalleştirilme­si yönünde atılacak adımlarla, ticaret akışını maksimum sevi­yeye ulaştıracaklarını da vurgu­layan Bolat, “İnanıyoruz ki, bu­gün burada atılan tohumlar, ya­kın gelecekte tüm bölgeyi saran büyük bir ekonomik kalkınma hamlesine dönüşecektir.

Bugün, Suriye dünyadaki siyasi çalkan­tılardanen az seviyede etkilen­mekte, değişen küresel ekono­mi politikaları ve ticaret rotaları ile birlikte önemli fırsatlara ka­pı aralamaktadır. Ülkelerin, ya­kın ve dost ülkeler ile daha derin entegrasyona gittiği bu dönem bizim için de Suriye ile işbirliği­ni arttırdığımız bir dönem ola­caktır. Bizler, bu yeni küresel ya­tırım ve lojistik ortamında ikili ticari ilişkilerimizin kurulacak olan serbest bölgeler ve kuru li­manlar vasıtasıyla somutlaş­tırmayı ve geliştirilmeyi hedef­liyoruz.

Önümüzdeki dönemde karşılıklı ticari ilişkilerimiz bu gibi yatırımlar ile birlikte çok daha kurumsal, güvenli ve istik­rarlı zeminde ilerlemeye devam edecektir. Değişen küresel eko­nomik mimaride karşılıklı gü­ven ve kazanca dayalı bu ortak­lık modelinin, bölgemiz için bir ilham kaynağı olacağına inancı­mız tamdır. Böylece Suriye’nin bölgede önemli bir üretim ve lo­jistik üssü olarak öne çıkacağı­na; Türkiye ve bölge ülkeleri için dost, yakın ve yatırım yapılabi­lir bir ülke olarak yerini sağlam­laştıracağına yürekten inanıyo­rum” şeklinde konuştu.

“Cilvegözü yetmez, yeni kapılar hizmete açılmalı”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Suriye ile ticaret hacminin hızla büyüyeceğine inandıklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu, “Bu nedenle mevcut Cilvegözü Sınır Kapısı’nın tek başına yeterli olmayacağını düşünüyoruz. Yeni sınır kapılarının açılması ve mevcut kapasitelerin artırılması, ortak ekonomik hedeflerimize ulaşmamız açısından büyük katkı sağlayacak” dedi.

Türkiye’deki 30 bin Suriyeli girişimci doğal köprü

Türkiye’de faaliyet gösteren Suriyeli girişimcilere de dikkat çekerek, “Türkiye’de faaliyet gösteren 30 binden fazla Suriyeli girişimci, iki ülke ekonomisi arasında doğal bir köprü oluşturmuştur. Bu firmaların yaklaşık 6 bini imalat sanayinde faaliyet göstermektedir. Gıda, tekstil, ayakkabı, mobilya ve birçok sektörde önemli üretim kapasitesine sahipler. Hem Türk hem de Suriye piyasasını çok iyi tanıyorlar. Bu girişimciler, Suriye’nin ekonomik kalkınmasında öncü aktörler olacak” şeklinde konuştu.

BOMACO şirketinin yapısını da anlatan Hisarcıklıoğlu, “BOMACO, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası (ICCD), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri AŞ (GTİ) iş birliğiyle kuruldu. Şirket, sınır yönetimi, gümrük kapıları modernizasyonu, serbest ticaret bölgeleri ve uluslararası lojistik altyapıları geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir yatırım ve danışmanlık şirketidir. Şirketin amacı; İslam İşbirliği üyesi ülkeler arasındaki ticaretin be bağlantısallığın gelişimine katkı sağlamaktır. Bu kapsamda, Türkiye’de başarıyla uygulan Gümrük Kapıları Modernizasyonu süreci örnek alınmıştır” dedi.

“OSB modeli için destek vereceğiz”

Türkiye’nin sanayileşme hikâyesinde önemli bir başarı modeli olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Bu model Organize Sanayi Bölgeleridir (OSB). Türkiye, sanayileşmesini ülkenin her noktasına aynı anda altyapı götürerek gerçekleştirmedi. Önce belirli bölgelerde güvenli, planlı ve güçlü üretim merkezleri oluşturdu. Elektrik, su, doğal gaz, lojistik, bankacılık, eğitim ve kamu hizmetlerini aynı noktada topladı. Böylece yatırımcıya güven verdi. Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 400 Organize Sanayi Bölgesi, sanayi üretimimizin yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor ve 2,7 milyon vatandaşımıza istihdam sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Deneyimi Suriye ile paylaşacağız”

OSB modelinin Türkiye’nin sanayi dönüşümünün temel taşı olduğunu ifade edeb Hisarcıklıoğlu, “Biz şimdi bu deneyimi dost ve kardeş ülke Suriye ile paylaşmak istiyoruz. Suriye’de güvenliği sağlanmış, altyapısı tamamlanmış, yatırımcıya güven veren organize sanayi bölgeleri oluşturulması mümkündür.

TOBB olarak; gerekli yasal altyapının hazırlanması, organize sanayi bölgelerinin planlanması, oda sisteminin güçlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi konularında bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

yok

Author: Murat Arslan